23 Şubat 2015 Pazartesi

Küçükken...

Küçükken yaşadığınız bir çok olay karşısında yeteri kadar üzülmenize izin verildi mi? Ya ağlamanıza? Korkmanıza? Karşı çıkmanıza, itiraz etmenize? Yoksa hep bastırıldı mı?bu duygularınız, tepkileriniz. Anne babanız veya ebeveyniniz (sizi kim yetiştirdiyse) bastırdığı için bu tavırlarınızı, siz de açığa çıkarmamak için çeşitli mücadeleler verdiniz mi?
Duygularımız, tepkilerimiz, tüm tavırlarımız bastırıldığı için bunun böyle olduğunu öğrenip bu yöntemle büyüyoruz. Ve yetişkin olduğumuzda da ne hissettiğimizi, ne istediğimizi, nasıl davranmamız gerektiğini ve çoğu zamanda ne düşündüğümüzü bile bilemiyoruz.
Çocukken geliştiremediğimiz her şeyi yetişkin olduğumuzda geliştirmek durumunda kalıyoruz.  Kendi kendimizin ebeveyni oluyoruz. Hep daha derine inmeye çalışıyoruz. Kendimizi yeniden keşfediyoruz. Keşfettiğimizde de şaşkınlığımızı gizleyemiyoruz. Bazen ortaya çıkan manzara bizi oldukça duygusallaştırıyor bazen üzüyor bazen de gülümsetiyor. Ama ne olursa olsun keşfe değiyor.

23 Ocak 2015 Cuma

Atalarımızdan Miras

Her fikrimizin,davranışlarımızın,yaşadıklarımızın tek sorumlusu biz miyiz? Bazen neden o şekilde hareket ettiğimizi bilmeden adım atarız. Seçimlerimizi yaptığımızda, belli bir bakış açısı getirmeden yaptığımızı fark ederiz. Mantık ve duygularımızla değil bilinmeyen bir sebeple hareket ettiğimizi görürüz. Buna çoğu zaman anlam veremeyiz. 'Öyle işte' der, geçeriz. Bizim bile nedenini bilmeden yaptığımız her şey ve sahiplendiğimiz her bakış açısı, atalarımızdan bize miras. İster bunları tasvip edelim ister etmeyelim..Zamanında bunlarla kavgalarımız bile olmuş olsa atalarımızın fikirlerini,davranışlarını,kurallarını,yaşam biçimlerini,tarzlarını kısacası her şeylerini alıyoruz. Çoğu zaman bunu kabul etmek istemiyoruz. 'Hayır, ben onun gibi düşünmüyorum' dediğimiz oluyor. Ama eninde sonunda görüyoruz ki, biz de onlar gibi davranıyoruz. Onların tepkilerini verip hatta hayatlarına çok benzer hayatlar yaşıyoruz. Bunu en fazla anladığımız an da bizi en çok etkileyen konularda ortaya çıkıyor. En fazla nelerden etkilendiğinize bir bakın. Nelere sinirlenip, hangi konularla uğraşıyor ve yoruluyorsunuz. Bir türlü çözemediğinizi düşündüğünüz neler var hayatınızda..Bunlara dikkat ettiğinizde, anne babanızla veya dedeniz büyükannenizle ne kadar benzer hayatlar yaşadığınızı göreceksiniz. Bu durumu inkar etmenin bir faydasını göremeyeceğiz. Yapmamız gereken şey, ilk önce kabul etmek sonrada yapabileceğimiz değişimler varsa kendi faydamıza bu değişimleri gerçekleştirmek olacaktır.

15 Ocak 2015 Perşembe

Tam Olmak İçin

Geçmişimizi ne kadar kabullenebiliyoruz? Herşeyiyle, tüm yaşanmışlığıyla, olduğu gibi..Yok saymadan, üzerini örtmeye çalışmadan,geçiştirmeden..Kabullenmemiz için hep iyi şeyler mi? yaşamış olmalıyız. Her güzelliği kolayca bağrımıza basabiliyoruzda, neden? olumsuz yaşanmışlıklarımızı, yanlışlarımızı, hatalarımızı bir türlü kabul edemiyoruz. Biz her ne kadar üzerlerini örtmeye çabalasakta onlar tüm hızıyla yüzeye çıkıp 'ben buradayım'diyorlar. Adeta gözümüze sokar gibi..Onlar da bize ait..Onlar da bizi biz yapan şeyler..Tıpkı iyi ve güzel yaşanmışlıklarımız kadar..Bizi 'tam' yapmakla kalmayıp yolumuzda daha iyi ilerlememizi sağlıyorlar. Bütünü oluşturan kıymetli parçalar..Siyah-beyaz bir puzzle tablosu düşünün. Tüm beyaz parçaları yerine yerleştirdiniz, siyahlar tablo dışında kaldı. Peki..Şimdi bu tablo tamamlanmış oldu mu? Bizde tıpkı bir puzzle tablosu gibiyiz. Ancak siyah parçalarımızda tabloya dahil olduğunda tamamlanabiliyoruz. Dönüp arkaya baktığımızda ''keşke yaşanmasaydı'' dediğimiz herşey, bizi şu an ki biz yapan, tamamlayan ve daha iyiye taşıyan şeyler. Yaşanmışlığı, tek başına değerlendirmeyelim. Bütüne nasıl bir fayda sağladığına bakıp, kazanımlarımızı görelim. İlk önce buna şükredelim sonra da tüm benliğimizle kabul edelim. Bunu içselleştirdiğimizde yolculuğumuz esnasında taşıdığımız gereksiz yüklerden nasıl da kurtulduğumuzu göreceğiz. Ve bunun bizi ne kadar hafiflettiğini farkedeceğiz. Hafiflemiş olarak devam ettiğimiz bu yolculuk, hem hızlanmamızı hem de yolculuğumuzdan keyif almamızı sağlayacak.