21 Eylül 2014 Pazar

Hayatımızdaki Karanlık Odalar

Başlık ilginizi çekti mi? Ne demek istiyorum karanlık odalar tabiriyle hadi bakalım.
Hayatımızı eve benzetiyorum. Bizi biz yapan, hayatımızı oluşturan her şeyi de odalara. Hayatımızı oluşturan bir çok oda var. Bunların bazıları oraya girip çıkmaktan çok hoşnut olduğumuz yerler ama bazıları hiç girmediğimiz hatta kapısını bile aralamaya korktuğumuz yerler. Peki o kapısını bile aralamaya korktuğumuz yerler biz oraya girmiyoruz diye yok oluyorlar mı? Yer değiştiriyorlar mı? Karanlıkları aydınlığa dönüyor mu? Bunların hepsine ortak bir cevap var sizinde bildiğiniz üzere..Tabi ki HAYIR..Onları karanlıklarından aydınlığa döndürmeye çalışıyor muyuz? Korkmayı ve her şeyi göze alarak o odalara girme cesaretini gösterebiliyor muyuz? Bazılarımız gösteriyordur mutlaka ama birçoğumuz buna cesaret edemiyoruz. Oradaki karanlığın boyutunu, bize neler yaşatacağını bilemediğimiz için ürküyoruz. Karşımıza çıkacak olana cesaret edemiyoruz birde bunun karşımıza çıktıktan sonra onunla mücadele kısmı var. Peki ne yapıyoruz? O odaları kendi haline bırakıyoruz. Biz onları kendi haline bıraktıkça o odalar dahada karanlıklaşıyor, dahada belirsizlikleri artıyor ve korkularımız her geçen gün dahada büyüyor. Evimizin neden sadece aydınlık odalarında yaşamaya çalışıyoruz ki. Aslında ne kadar büyük bir evimiz var ama biz yarısıyla yetiniyoruz. Belkide yarısından da az bir bölümüyle. Neden evimizin her köşesini kullanılır hale dönüştürmeyelim? Neden her odayı ışıl ışıl aydınlatmayalım? En azından aydınlatmaya uğraşmayalım. Karanlık odalarımızla ilgilenmezsek, onları aydınlatmaya çalışmazsak onlar dahada kararacak ve bize zarar vermeye başlayacak. Hadi daha fazla zaman kaybetmeden her ne pahasına olursa olsun odalarımızı aydınlatalım. Hiç karanlık odamız kalmasın. Hepsi ait oldukları kendilerine has renklerle hayatımızı süslesin. İnanın kaybedecek bir şeyimiz yok aksine kazanacağımız o kadar çok şey var ki..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder