18 Ekim 2014 Cumartesi
Hayatımıza Yön Verirken
Hayatımızda olup biten herşeyi kendi algılarımıza göre yaşıyoruz. Verdiğimiz tepkiler, o konu hakkındaki yorumlarımız, oluşan duygu hallerimiz hepsi bize ait. Bunun herhangi bir standardı yok. İki kişi evlenmeye karar veriyor. Öyle güzel ve yoğun duygular yaşıyorlarki..Tam birbirlerine göre olduklarını düşünüyorlar. Mutlular her anlarından.. Peki yakınları? Onlarda aynı duygudalar mı? Bir tarafın ailesi ''Nerden çıktı şimdi bu evlilik'' derken ve duruma tamamen bu duygularla yaklaşırken diğer taraf ''Çok mutluyum, evladım evleniyor'' diyebiliyor. Olay aynı ama kişilerde bıraktığı hisler,tepkiler,yorumlar ne kadar farklı..Tabi burada olayı bizzat yaşayan ve biraz dışardan yaşayan kişilere göre de değişebiliyor bu tutum. Birde bunu tamamen aynı taraftan yaşayan kişilere göre değerlendirelim. Çiftlerden kadın olanın dört yakın arkadaşını ele alalım. Ve onları evliliğe bakış açılarına göre yorumlayalım. Biri evlenip ayrılmış, diğeri hiç evlilik yaşamamış, üçüncüsü bizzat yaşamamış ama en yakın arkadaşının evlenip ayrıldığına tanık olmuş, sonuncusuda harika bir evlilik süren anne babaya sahip. Bu kişiler, arkadaşlarının yaşadığı evliliğe aynı yerden bakabilir mi?sizce..Bakış açıları kendi deneyimlerine göre değişiklik gösterecektir. Ama burada önemli olan olayı bizzat yaşayan kişilerin ne düşündüğü ve hissettiğidir tabiki. Herkesi düşünerek onların bakış açılarına göre hayatımızı yönlendiremeyeceğimize göre kendi iç sesimizi dinleyip kendi hayatımızı kendi tepkilerimiz,yorumlarımız ve duygu hallerimizle yaşamalıyız.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder